
Eylül ayının gelmesiyle birlikte sadece havalar değil, modadan sinemaya, gece hayatından tiyatroya kadar geniş bir yelpaze de yeni sezona merhaba dedi. Aslında sonbaharın geldiğini havaların soğumasından önce mağazaların vitrinlerinden anlıyoruz zira bizler hala askılı elbiselerimizle gezerken taş mankenler çoktan berelere, atkılara bürünmüş, yeni mevsimi bekliyorlar. Ama taş mankenlerin aksine bizler bu güzel mevsimin tadını çıkartma lüksüne sahipken neden yaz bitti diye hayıflanıyoruz ki.. Peki sonbaharda neler yapabiliriz?
İlk başta yazın sıcak ve bunaltıcı günlerinde pek de uğramadığımız sinema salonlarına hızlı bir geri dönüş yapabiliriz, kaldı ki yeni sezonda kaçırmamız gereken filmler var.. Bunları arasında Türkiye’nin ilk 3 boyutlu filmi Cehennem’i, Elizabeth Gilbert'ın kendi hayat deneyiminden yola çıkarak yazdığı ve uzun süre çok satanlar listelerinde üst sıralarda yer alan Eat, Pray, Love isimli romanından uyarlanan Julia Roberts ve Javier Bardem’li Ye, Dua Et, Sev’i, ilkiyle uzun süre konuşulan ve tartışılan Paranormal Activity 2’yi, 3 boyutlu olmasıyla serinin diğer filmlerine büyük fark atacak gibi gözüken Testere 7’yi, Harry Potter’i bu kez 3 boyutlu izleme fırsatı veren Harry Potter Ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1’i, Josh Brolin, Anthony Hopkins, Naomi Watts, Freida Pinto ve Antonio Banderas gibi birbirinden önemli isimleri bir araya getiren Woody Allen’ın romantik komedisi You Will Meet A Tall Dark Stranger’ı ve Çağan Irmak’ın beklenen filmi Prensesin Uykusu’nu sayabiliriz..
Ayrıca sinemayı sadece izlemekle kalmayıp bir de geçmişten günümüze katettiği yolu tartışarak öğrenmek istiyorsanız bu sonbahar çok güzel bir fırsatınız da olacak zira 2 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nde Sinemada Devr-i Alem başlıklı seminerde 6 hafta boyunca dünya sinema tarihinin çeşitli dönem ve coğrafyalarından 6 çarpıcı film izlenip tartışılacak.
Peki sinemanın yanı sıra tiyatro sezonu da sonbaharla birlikte perdelerini açıyor. 1 Ekim itibariyle Devlet Tiyatroları sahnelerinde 20’si yerli 18’i çeviri 38 değişik yeni oyun ile geçen senenin kapalı gişe oynayan ve sevilen oyunları sahnelenecek. Oyuncuyla aranızda sadece birkaç adım olduğunu bilerek sevdiğiniz bir oyunu izlemenin keyfi sanırım tartışılmaz ki bu da sonbaharın bize sunduğu güzel fırsatlar arasında yer alıyor.
Yılın son çeyreğinin en keyifli organizasyonları arasında şüphesiz Avrupa turuna İstanbul’dan başlayacak olan Disney on Ice ve Broadway’in en popüler müzikallerinden biri olan Chicago’yu sayabiliriz. Tabiki Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan ve bu yıl 20’nci yaşını kutlayan Akbank Caz Festivali’ni de unutmamamız gerek..
Evden çıkmayı pek sevmiyorsanız dizi seçeneklerini değerlendirebilirsiniz.. Böylece hem ekonomik anlamda tasarruf yapıp –ki bu sayede yeni sezonda daha çok alışveriş de yapabilirsiniz- hem de sıcacık evinizde keyifli zaman geçirebilirsiniz..
Bu arada sonbaharın bize armağanlarından biri de şüphesiz bayram tatilleri.. Ramazan Bayramı’nı geride bıraktık ama önümüzde nerdeyse 9 günlük bir Kurban Bayramı tatili var. Kış kendini iyiden iyiye hissettirmeden ister bulunduğunuz şehirde ister şehir dışında bol bol dinlenip kışa enerji depolayabileceğimiz bu fırsatı kaçırmamak için sanırım şimdiden planlara başlamakta da fayda var..
Bana kalırsa sonbahar geldi diye hüzünlenip yaz şarkıları dinlemekten ise yapraklarını dökmeye başlayan ağaçlara mutlulukla bakmalıyız zira onlar biraz daha büyüdüğümüzün tezahürü olurken bol hareketli, renkli ve ışıklı günlerin de habercisi oluyor..
Birsen Tarhan

