
İstanbul'da yaşıyorsunuz, haftaiçi erkenden kalkıp yoğun iş temposu ve akşam ayrı sabah ayrı trafik ile mücadele halindesiniz, müşteri ve patron ya da çalışanınızın memnuniyeti derken kendi önceliklerinizi sadece haftasonuna bırakanlardansınız.. Bütün hafta tek teselliniz haftasonu hayalleriniz..
Aslında ben bu yaza kadar 7 yıllık çalışma hayatımda her kışı ve yazı bu şekilde geçirdim.. Hatta yıllık izinlerim hiçbir zaman bir haftanın üstünde olmadı tabiki bunda medya sektöründe çalışmamın etkisi büyük.. Geçen yıl ise tesadüfi bir şekilde eğitim sektörüne geçiş yaptım ve kışın 2 hafta yazın da 5 hafta tatil yaparak kendimce bir rekor kırdım.. O yüzden İstanbul'da da dolu dolu bir yaz geçirilebileceğine bizzat tanık oldum.. İşte bana İstanbul yakınlarında ne güzel yerler varmış dedirten Club Ada Sedef..

Sedef Adası, Prens Adaları'nın en küçüğü ve özel mülkiyet.. Dolayısıyla diğer adalar gibi yoğun bir ziyaretçi kapasitesi yok.. Sakinleri arasında Orhan Pamuk'un da olduğu 80-100 hanelik küçük bir kasaba gibi adeta.. Herkes birbirini tanıyor ve adanın özel tekneleriyle ulaşımı sağlıyorsunuz ki tanıdık bir ismi referans göstermeden tekneye binmeniz çok zor.. Diyelim ki bütün engelleri aştınız ve adını bitki örtüsünün sedefe benzerliğinden alan adaya ulaştınız.. Girişte sizi bir Nazım Hikmet şiiri karşılıyor ve sanırım huzurun ilk adımlarını o dizeleri okurken atmış oluyorsunuz.. Bu arada zamanında tavşanların çokluğu nedeniyle tavşanadası da denirmiş şimdilerde ise tavşanların yerini martılar almış ki benim gibi kuşlardan korkuyorsanız bu durum çok da iç açıcı olmayabilir. Lakin adanın eşsiz manzarası ve huzur veren sessizliği sadece dalga sesiyle birleşince tüm endişeleriniz, kaygılarınız, korkularınız, stresiniz bir anda sizi terk ediveriyor.
Ada Club ise adada yemek yiyip denize girebileğiniz en güzel yer diyebilirim, zaten çok da fazla seçeneğiniz yok aslında.. Yemekleri, manzarası ve müzikleri ile her haftasonu buraya gelmeliyim dedirtebilecek bir mekan.. Cuma akşamları ve Pazar günleri mekanda Radyo Fenomen ve Powertürk programcılarından Onur Kaymak çalıyor, kendisinin takipçisiyim=) Ayrıca mekanın ev sahipleri size evinizdeymişsiniz hissini veriyorlar. Minderlerde oturup türk kahvemi içerken şahsen ben kendi evimin terasındaymışım gibi hissettim ama ne yazık ki dönüş yolunda rüyamdan uyanmak zorunda kaldım..
Bu arada deniz biraz yosunlu ama iskeleden girerseniz yosunlarla pek muhattap olmak zorunda kalmazsınız. E tabi şayet özel teknenizle geleceksiniz o zaman keyfinize diyecek yok..
Sözün özü Büyükada'dan 5-10 dakika, Kartal'dan 20 dakika uzaklıktaki Sedef Adası yanıbaşımızdaki cennetmiş de haberim yokmuş.. Bilenler bilmeyenlere anlatsın.
iletişim: info@clubadasedef.com
Birsen..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder